Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (BTGM) (1938 - 1986)

Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü (BTGM) (1938 - 1986)

1936'da Türk Spor Kurumu'nun kapatılmasıyla başlayan devletçi yönetim anlayışı, 16 Temmuz 1938'de 3530 sayılı kanunla Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü'nün (BTGM) kurulmasıyla pekişmiştir. Başbakanlığa bağlı olarak faaliyete geçen bu kurum, halkın fiziksel ve zihinsel gelişimini spor yoluyla sağlamayı, ülke sevgisini güçlendirmeyi amaçlamıştır. İlerleyen yıllarda 4235 sayılı kanunla Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanmış, 1960'ta tekrar Başbakanlık bünyesine alınmıştır.

BTGM dönemi, Türk sporunda ilk kez siyasi atama usulünün uygulandığı bir dönem olarak öne çıkar. Genel müdür, Başbakanlığın önerisi ve Cumhurbaşkanlığının onayıyla atanırken; federasyon başkanları da genel müdürün önerisi ve Başbakan'ın onayıyla göreve getirilmiştir. Bu durum, spor yönetimine siyasetin doğrudan etkisini getirmiş ve sporun gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir.

Kurumun en dikkat çekici uygulamalarından biri, 12-45 yaş arası erkekler ile 12-30 yaş arası kadınlar için haftalık belirli sürelerle spor yapma zorunluluğu getiren "Beden Terbiyesi ve Spor Mükellefiyeti"dir. Ancak bu uygulama, 1964 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Aynı dönemde anayasaya eklenen 58. ve 59. maddelerle spor ve sporcu güvence altına alınmıştır.

BTGM'nin görevleri arasında; sporun milli amaçlara uygun olarak yaygınlaştırılması, spor alanları ve tesislerinin kurulması, sporcuların uluslararası temaslarının düzenlenmesi, amatörlük esasının korunması, spor müsabakalarının tertiplenmesi ve ödüllendirilmesi yer almıştır. Ayrıca havacılık faaliyetlerinin desteklenmesi ve Türk Hava Kurumu ile iş birliği yapılması da kurumun sorumlulukları arasındadır.

BTGM, 1986 yılına kadar varlığını sürdürmüş, ardından yapılan düzenlemelerle önce Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne, daha sonra Spor Genel Müdürlüğü'ne ve nihayet 2018'de Spor Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne dönüşmüştür. Bu süreç, Türk spor yönetiminin merkeziyetçi yapısının ve devlet kontrolünün sürekliliğini göstermektedir.