Girişimci ve Yönetici Kavramları
Girişimci ve Yönetici Kavramları
Üretim faktörlerinden biri olan girişimci, yönetici kavramı ile sık sık karıştırılmaktadır. Benzer özellikleri fazla olmakla birlikte, her ikisi birbirinden farklı kavramlardır. Girişimci ya da müteşebbis denilen kişi; üretim faktörlerini başkalarının ihtiyaçlarını karşılayacak mal ve/veya hizmetler üretmek üzere tedarik eden, uygun şekilde birleştiren ve bunların sonucundaki riske katlanan kişidir. Girişimcinin asıl amacı kar elde etmektir ve kendisi de bir üretim faktörüdür. Girişimciler önce bir sektördeki mal ve hizmet boşluğunu fark eder, bunu bir fırsata dönüştürme olanaklarını araştırır. Daha sonra bu mal ve hizmetlerin üretilmesi için gerekli girdi maliyetlerini hesaplar ve bu hesaplara dayanarak işe başlar. Girişimci, kar elde etmek amacıyla yenilikçi bir ürün ya da iş yapma biçimi geliştirmek için kendi mal varlığını, zamanını ve çabasını riske eden bireydir.
Yönetici ise kar ve riski başkalarına ait olmak üzere, üretim faktörlerini tedarik ederek onları mal ve/veya hizmet üretmek için yöneten kişidir. Yönetim kavramı en basit haliyle "başkaları aracılığıyla amaçlara ulaşma" olarak ifade edilebilir. Profesyonel yönetici, aynı faaliyeti başkaları adına belli bir ücret karşılığında yapar; yani yönetim bir meslek haline gelmiştir. İşletmeler küçük ölçekli iken işletme sahibi ve onu yöneten kişi genellikle aynı kişidir. İşletmeler büyüdükçe sahip, tüm işleri tek başına planlayamaz ve işleri kısmen veya tamamen profesyonel bir yöneticiye devreder.
Yönetim kavramında, başta insanlar olmak üzere üretim faktörlerinin amaçlar doğrultusunda etkin ve verimli olarak yönlendirilmesi söz konusudur. Bu faaliyetleri koordine eden kişiler yöneticilerdir. Yalnızca kendi ihtiyaçlarını gidermek için tek başına çalışan bir terzi veya bakkal bir girişimci sayılmasına rağmen yönetici değildir; çünkü yönetici, emrine verilmiş bir grup insanı belirli amaçlara ulaştırmak için ahenk ve işbirliği içinde yönlendiren kişidir. Kısaca yönetici, "başkaları aracılığıyla işgören kişi" olarak da tanımlanabilir.
Girişimci ve Yönetici Arasındaki Temel Farklar
- Girişimci ekonomik mal ve hizmet üretmek üzere kendi sermayesini riske atar; kar da zarar da ona aittir.
- Girişimci, toplumun ihtiyaç ve isteklerini en iyi biçimde bilen ve öngören kişidir.
- Girişimcinin nitelikleri arasında yöneticilik de vardır; özellikle kuruluş aşamasında girişimci isterse yöneticilik de yapabilir.
- Girişimci yöneticilik görevlerini profesyonel bir yöneticiye devredebilir; tamamen devredildiğinde "kurucu girişimci" statüsü kazanır.
- Yönetici, işletme kuruluşuna sermaye koymadığı ve sadece ücret karşılığı görev üstlendiği için kardan pay almaz ve riski üstlenmez.
- Son yıllarda yöneticilerin kardan pay almaları teşvik edilse de yöneticinin aldığı risk ile girişimcinin aldığı risk karıştırılmamalıdır.
- Yönetici, işletme sahipleri adına çalışan ve onların belirlediği amaçlara ulaşma sorumluluğunu taşıyan kişidir; bu nedenle hesap vermek zorundadır.
İşletme ve İşletme Biliminin Tanımı
İşletmeler, toplumun ihtiyaçlarının giderilmesinde önemli bir rol üstlenir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde işletme; "tarım, sanayi, ticaret, bankacılık vb. iş alanlarında, kâr amacıyla bir sermaye yatırılarak kurulan kurum" olarak tanımlanır. Bu tanımdan hareketle, kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üretim faktörlerini uyumlu bir şekilde bir araya getirip ekonomik mal ve hizmet üretmek ve/veya pazarlamak için faaliyette bulunan ekonomik birimlere "işletme" denir. Bir kuruluşun işletme olarak değerlendirilebilmesi için ekonomik mal/hizmet üreterek fayda sağlaması ve üretim faktörlerini uyumlu bir şekilde bir araya getirmesi gerekir. Ayrıca işletmelerin temel amacı kar elde etmektir.
İşletmeler, kendi ihtiyaçlarını karşılamak için değil, pazar için üretim yaparlar. Örneğin, kendi ailesinin ihtiyacını karşılamak için tarlasında meyve-sebze üreten bir kişi işletme oluşturmaz; ancak ürettiklerini pazara arz edip satarsa işletme sayılır.
İşletmenin Unsurları
- Toplumsal bir işbirliği sistemi: Ekonomik faaliyetlerin gerçekleşebilmesi için toplumsal ilişki ve örgütlenmeler gereklidir.
- Ekonomik bir birim: Minimum girdi ile maksimum çıktı elde etmeyi hedefler.
- Teknik bir birim: Makine, malzeme, teçhizat gibi teknik unsurlara ihtiyaç duyar.
- Dinamik bir kuruluş: Üretim sürecinin gerçekleştirildiği, mal veya hizmetlerin ortaya konulduğu yerdir.
- Açık bir sistem: Sürekli dış çevredeki müşteriler, tedarikçiler ve rakiplerle etkileşim halindedir.
İşletme Bilimi, işletme içi ve işletmelerarası olay ve faaliyetlerle ilgili sebep-sonuç ilişkilerini ele alarak bir işletmenin amaçlarına en etkin biçimde nasıl ulaşacağını inceler. İşletmelerin karmaşık yapısı, işletmecilik bilim dalının doğmasına ve gelişmesine sebep olmuştur. İşletmecilik biliminin kapsamına; işletmenin amacına en etkili biçimde ulaşma yollarının analizi, işletme ve çevresi arasındaki neden-sonuç ilişkilerinin bulunması, yönetim ilke ve politikalarının ortaya konulması, faaliyet ve tekniklerin geliştirilmesi ve karar alma yeteneğinin geliştirilmesi girer.
İşletmenin Amaçları
Amaçlar, işletmelerin başarısının temelidir. Soyut ya da somut, maddi veya manevi, beşeri ya da sosyal niteliğe sahip olabilir. İşletmelerin uzun dönemdeki temel amacı kazançlarını maksimum kılmaktır. Ancak son yıllarda, kar elde etme amacıyla birlikte toplumsal fayda ve süreklilik gibi amaçlar da önem kazanmıştır.
İşletmelerde ortak amaç benimsenmesinin olumlu yönleri şunlardır:
- Amaçlar, işletmenin çevresinde kendini tanımlamasına yardımcı olur.
- Politikaların belirlenmesinde ve kaynakların seçiminde yöneticilere rehberlik eder.
- Çalışanları motive eder ve hedef niteliği taşır.
- Faaliyet sonuçlarının değerlendirilmesi için ölçüt ve kontrol aracı sağlar.
- Değişiklikler için değerlendirme imkânı verir.
Günümüz işletmelerinin genel amaçları üç başlık altında toplanabilir: Karlılık amacı (uzun dönemli kar elde etmek), toplumsal fayda amacı ve süreklilik amacı (işletmenin yaşamını sürekli kılmak). Karlılık ve toplumsal fayda arasında denge sağlanması, işletmelerin süreklilik amacına ulaşmasını da mümkün kılar. Modern işletmecilik anlayışında, işletmelerin topluma faydalı oldukları sürece kar elde edebilecekleri vurgulanmaktadır.